Medium.com ile Yeni İnternet Yayıncılığı

medium-anasayfa-homepage1

Son yıllarda blog dünyasındaki gelişmeler sunulan servisleri geliştirmekten ibaretti. Bloggerlar için bir sonraki büyük şeyin ne olabileceği merak konusu iken karşıma Medium çıktı. Biraz tanıdıkça “Medium ile yeni bir yayıncılık veya blogculuk dönemi başlayabilir mi?” sorusunu kendime sormadan edemedim ve bazı cevaplar aradım.

Ağustos 2012’de Medium (türkçe anlamı mecra) twitter kurucuları Evan Williams ve Biz Stone önderliğinde açıldı. Amacı, twitter’ın 140 karakterlik sınırını eleştirenlere bir cevap niteliğindeydi. Yazımı rahat, sinir bozucu şeylerden uzak saf bir blog platformu olmaktan öte birşeyler olabileceğini daha önce fark etmemiştim. Özellikleri geliştikçe (mobil cihaz desteği, yazılarınızı başkalarıyla beraber düzenleme, yazı koleksiyonlarında geliştirmeler ve yakında gelecek iPhone uygulaması.) bir blog platformu olmaktan öteye bir yayıncılık kültürü halini alabileceğini düşünmeye başladım. Bu düşüncemde Matter adlı girişimin etkisi oldukça fazla. ReadMatter adlı Kickstarter kampanyası başarıya ulaşarak bağımsız, özgün, kaliteli yazıların ve gazeteciliğin kapıları aralanmış oldu. ReadMatter medium sayfasını açın ve eğer İngilizceniz varsa bir yazıyı okumaya başlayın. Eğer isterseniz anasayfada en çok okunan yazılardan da başlayabilirsiniz. Okumayı seven bir kişiyseniz pişman olacağınızı zannetmiyorum.

Reklamsız, yanan sönen afilli şeyler olmadan emek verilmiş saf bilgi içeren bir yazıyı okumak onu yazmaktan daha zevkli benim için. Merak ettiğiniz bir yazıyı okumak için ekranın başına oturduğunuzda sizi rahatsız edecek hiç bir şey yok. Bu konuyu özellikle belirtmek istiyorum çünkü Türkiye’nin en çok okunan online gazetelerini halini gördükçe içim acıyor. Her yer reklam ve her şey ilginizi çekerek kendini tıklatmak için ortalıkta cirit atıyor. Daha da kötüsü kimse buna DUR demiyor. Bende kendimce bir tepki koyuyor ve mecbur olmadıkça o sitelere girmiyorum. Hatta aynı nedenlerden ekşisözlük’ü kullanmayı bile bıraktım.

Şimdi bahsedeceğim bu özellik sanırım medium’a özel bir durum. Çünkü diğer internet aleminin aksine medium.com kişileri takip etmenize izin vermiyor. Yani sizin egonuzu şişirecek ‘followers’larınız olamayacak. Yalnızca oluşturduğunuz koleksiyonlar birilerinin ilgisini çekiyorsa takip edilebiliyor. Diyelim ki; Türkçe Yazılar adında bir koleksiyon oluşturdunuz ve bulduğunuz Türkçe yazıları bu koleksiyonunuza eklediniz. İşte insanlar sadece bu koleksiyonunuzu takip edebiliyor. Yani kişi ikinci planda kalıyor. Konulara ve dolayısla konu hakkındaki yazılara değer artıyor. Dolayısıyla okuması zevkli olan kaliteli bir blog içeriğine kavuşuyoruz. Daha önce denendi mi bilmiyorum ama bu kısıtlama şimdilik içerik kalitesine olumlu yönde katkı yaptı.

Henüz Türkçe yazı pek bulunmasada, ingilizce bilenler bir kaç örnek vermek istiyorum. Göreceksiniz ki bazı yazılar adeta kitap gibi. (Örnek 1, Örnek 2, Örnek 3) Örnek 1’deki gibi yazıları ePub, kindle ya da sesli formatla okumanız da mümkün. ( Bu özelliği @readmatter adlı girişim uyguluyor.) Ayrıca yazıları okurken fare imlecinin olduğu paragrafın sağ tarafında (+) işareti çıkıyor ve bu paragraf için yorumunuzu ekleyebiliyorsunuz. İçeriğe verilen önemi gösteren bu detay gerçekten takdire şayan.

Şu an için oldukça basit ve zarif aynı zamanda diğer platformlara nazaran “özelliksiz” olan Medium’un geleceğinden oldukça umutluyum. Hayalini kurduğum temiz, kaliteli ve özgün içeriğin anahtarı gibi duruyor. Yeni nesil gazetecilerimize önerim bu platformu kendi farklarını gösterebilmek adına kullanmaları şeklinde olacaktır. Türkçe ve İngilizce yazılarla; hem Türkiye’de farkını gösterebilmek, hem de dünya çapında diğer yazarlarla etkileşim içinde bulunarak bir çok kapının açılmasına vesile olacağı kanısındayım. Belkide blog tutmaktaki amacınız özellikle yazı yazmaksa medium.com iyi bir başlangıç noktası olabilir. Blog açıp bir kaç yazı yazdıktan sonra senelerce bir daha yüzüne bakmayan insanların sayısının oldukça fazla olduğunu düşünürsek basit bir çözüm ile kendinizi daha iyi motive edebilirsiniz. Kullandığım “basit” kelimesinin sizi aldatmasın. Burada kullandığım “basit” kelimesinin manası: “Gereksiz tüm detaylardan arınmış zerafet” anlamına gelmektedir.

Son olarak ilginç bir detay olarak medium.com ile tanıştığımda yazdığım yazıdan bir alıntı paylaşarak bitiriyorum.

Şu an bu satırları yazarken medium.com denen sistemi kullanıyor ve daha önce hissetmediğim bir yazı yazma zevki hissediyorum. Bunları tüm samimiyetimle söylüyorum. Diğer blog platformlarında olmayan genişlik ve rahatlık yazı yazma iştahınızı arttıyor. Hatta kafanızı kurcalayan kategori, etiket, resim ve bağlantı ekleme gibi ayrıntılar yok oluyor ve sadece ne anlatmak istediğinize odaklanabiliyorsunuz. Evet… Enteresan bir şekilde sadece “merhaba dünya” yazarak test atışı yapmayı planlarken, belki de gereksiz yere yazıyı uzatmış bulundum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.