Ye’cüc Me’cüc Rusya veya Çin’den mi Çıkacak?

pixabay-uzay-zaman-galaksi-solar-system-11188_1280

Bölgemizde son gelişmeler göz önüne alındığında geçen günlerde okuduğum bir haber aklıma geldi. Okyanusum.com sitesindeki bir habere göre Rahmetli Seyyid Hacı Osman Akfırat (Beykozlu) efendiden rivayet edilen masal(?) oldukça ilgi çekici. (Bu yazıyı okurken Ruslar veya Çinlileri Ye’cüc Me’cüc olarak düşünmektense, bunların Rusya veya Çin’in bazı gizli kalmış bölgelerinden çıkabileceği de akılda tutulmalı.)

Kırım’ı on gün içinde oldu bittiye getirip sınırlarına katan Rusya dilediğini yapıyorken Amerika ve Avrupa sadece izlemekle yetiniyor. Arada ufak tefek çıkışlar oluyor ama havlayan köpek ısırmaz misali işte…

Gelişmeler öyle şekilleniyor ki 3. Dünya savaşı için oluşacak safları belirlemek için özenle hazırlanmış gibi. Bu arada belirtmem gerekir ki ben ne siyaset bilimciyim ne de olayları değerlendirebilecek bilgi birikimi ve tecrübeye sahibim. Benimki sadece bir his.

Yazıya geçmeden önce Kur’an-ı Kerim Kehf Süresi 93–99 numaralı ayetleri bir hatırlayalım (Mealen):

93 — Nihayet iki dağ arasına ulaştığında, onların önünde, hemen hemen hiç söz anlamayan bir millet buldu.

94 — “Ey Zülkarneyn!” dediler, “Ye’cüc ve Me’cüc bu ülkede bozgunculuk yapıyorlar. Bizimle onlar arasında bir sed yapman için sana bir vergi vermeyi teklif ediyoruz, ne dersin?”

95 — O da şöyle cevap verdi: “Rabbimin bana verdiği imkânlar, sizin vereceğinizden daha hayırlıdır. Siz bana beden gücüyle yardımcı olun da sizinle onlar arasında sağlam bir sed yapayım.”

96 — “Demir kütleleri getirin bana!” Zülkarneyn iki dağın arasını demir kütleleriyle doldurtup dağlarla aynı seviyeye getirince: “Körükleyin!” dedi. Tam onu bir ateş haline getirince, “Bana erimiş bakır getirin de üzerine dökeyim.” dedi.

97 — Artık o Ye’cüc ve Me’cüc’ün, ne seddi aşmaya, ne de onda delik açmaya güçleri yetmedi.

98 — Zülkarneyn: “Bu, Rabbimden bir rahmettir, bir lütuftur, dedi. Rabbimin tayin ettiği vakit gelince, bunu yerle bir eder. Rabbimin vâdi mutlaka gerçekleşir.”

99 — O gün, yani kıyamet günü onlar deniz dalgaları gibi birbirine çarparak çalkalanırlar. Sûr’a da üfürülür, insanların hepsini bir araya toplarız.

Enbiya Suresi 96.-97. ayetlerde seddin yıkılması şöyle anlatılır: ”Nihayet Ye’cüc ve Me’cüc’ün sedleri açılıp her tepeden dünyaya akın etmeye başladıkları, doğru vaadin vaktinin yaklaştığı sıra, işte o zaman, kâfirlerin gözleri birden donakalır. “Eyvah, bizlere! Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!” diyecekler.”


Ahmed Hulusi’nin kaleminden son gelişmelerle ilgili değerlendirme:

Konu ile ilgili: Yazı 1 — Yazı 2

Ortalık iyi değil şu anda, bayağı karışacak gibi görünüyor!.

Daha önceleri söylemiştim, bazı arkadaşlar bilirler;

Avrupa, Türkiye’yi dışlayacak. Onlara karşı bir şahsiyetli politika oluşturamadık. Sonunda Avrupa bizi tekmeleyerek dışarı atacak!.

Avrupa harici, dış ülke haline gelecek Türkiye!.

Ama bu, bizim hayrımıza olacak. Çünkü, üçüncü Dünya savaşı çıktığı anda Rusya, Avrupa’da taş üstünde taş bırakmayacak.

Muhyiddin-i Arabi’nin de bir ifadesine göre, savaşın bir kuyruğu da İstanbul’dan geçecek. Türkiye’nin bu savaşın dışında kalması, Avrupa’nın dışlaması ile oluşacak bir rahmettir.

Şu anda Avrupa bizi resmen dışladı nihayet. “Siz bizim aramıza giremezsiniz. Siz bizim standartlarımıza, medeniyetimize uygun değilsiniz” dedi.

Bundan sonraki aşama da, muhtemelen Nato’dan ayrılmamız olabilir. Böyle bir olaydan sonraki aşamalarda neler olur bilemem.

Türkiye’de çok yanlış işler oluyor!. Anlamsız (ama amaçlı) bir şekilde insanlar, müslümanlar ve lâikler diye ikiye bölünüyor. Çok yanlış bir gidiş var.

Müslümanlık, insanları birtakım şeylere zorlamak olarak anlaşılıyor.

Takdirin gereği olan şeyler yaşanıyor. Bana, çok hareketli seneler geliyor gibi sanki!.

Londra ve Avrupa, uzun vâdede çok emniyetli bir yer değil, herhalde!.

Biz, kopmuş bir yaprak gibiyiz. Şu anda daldan düşmek üzereyiz. Artık rüzgâr nereye götürürse!..

Herkes ilmi ile baş başa kalarak ilmini değerlendirecek!.

Hava bozduğu zaman aklı olan evden çıkmaz!

Antalyalılar iyi bilir gök gürültüleri ile sağanak yağmur başladığı zaman caddeler bir anda boşalır. Herkes ya dükkâna girer, ya bir yere sığınır. O yağmurun altında dolaşmaz kimse.

Hava bozduğu zaman herkes evine çekilsin, eğer ıslanmak istemiyorsa!. Doluya yakalanmak istemiyorsa, evine çekilecek, ibadetiyle meşgul olacak.

Yemek toplu halde yenir ama, hazım tek başına yapılır.

Bu ilmi alıp da hazımsızlık çeken pek çok kişi biliyorum.

Sağlam, vehimsiz, şüphesiz bir mide lazım ki, hazım etsin bünyesi.

Her insanda o vehim, vesvese var. Onun için de Kurânda;

kul euzu min şerril vesvasıl hannas” deniyor.

Sineye, şuura vesvese ilka eden Hannas’ın şerrinden sana sığınırım” deniyor.

Şunu bilin ki, her gün şu anda fark edemeyeceğiniz kadar çok değerlidir!… Yaşadığınız günün değerini şu anda fark edemiyorsunuz.

Bugünleri çok arayacaksınız; ve eğer bu günleri çok iyi bir şekilde değerlendirememişseniz, yarın çok büyük pişmanlık yaşayacaksınız. Bu günler, yarınlara göre cennet!.

Dünyadaki mİ, âhiretteki mi?

Dünyadan bahsediyorum.

Bir tesbihin kopması hâlinde, tanelerinin birbiri ardına düşüşü gibi cereyan edecek ve gelişecek olaylardan önce bu günlerinizin değerini çok iyi bilin!.

Günlük yaşamayın, yarını da düşünerek bir yerlerinize bir şeyler koyun!. Maddi ve mânevi olarak!.

Başın ağrıdığı zaman da bir kitap okuyabilir misin, zikir yapabilir misin?.

Şimdi, şu anda rahatsın, ibadet şansın var; ama, yarın seni dışarıdan rahatsız edecek birtakım olaylar yaşanmaya başladı mı, ne bu ibadeti yapacak kafa kalır, ne de okuyup ilim öğrenecek kafa!..

Keşke dünde olsaydım; dersin.

Onun için bu günleri çok iyi değerlendirin.

07 Mart 1997

Böyle bir toplumun dahi, yarının getireceği çok zorlu şartlar karşısında ne kadar ayakta kalabileceğine dikkat çekmek istedim iki…

Rusya-Çin-Kuzey Kore ittifakı günden güne güçleniyor; batı için çok önemli karabulutlar oluşturmaya başlıyor… Bazıları, Amerika’nın büyük savaşta alacağı önemli yaralardan sonra Birleşik devlet bütünlüğünün kalmayacağını; eyaletlerin bağımsızlıklarını ilân ederek çok sayıda yeni Amerikan Devletinin ortaya çıkacağını söylüyorlar… Avrupa’nın ise konuşulacak yanı bile kalmayacakmış; rivâyete göre!.

Türkiye’de bazıları ise, Fatih kuşatması altındaki İstanbul papazlarının meleklerin cinsiyetini tartışması türünden lokalize konularla gün dolduruyorlar… Halkın olası bir büyük savaşa karşı hiç bir hazırlığı yok!.

Bundan 35 yıl önce rahmetli hocam Seyyid Osman Akfırat’ın dizi dibinde otururken, “Şimdi İstanbul’da ev alınmaz Hulûsi… Yarın öbür gün Ruslar İstanbul’u işgal edince, herkes evini yok pahasına satıp Anadolu’ya kaçacak, işte o zaman ev alınır!” demişti… Sanırım, ben de bunu, çocuğum olmadığına göre, torunum yaşındakilere nakledeceğim…. Belki onlar da, daha sonrakilere nakledecek…

14 Nisan 1999

Bir gün bir zât ile oturmuş konuşuyordum bundan 30 küsur yıl önce…

Sordum, gençlik hayalleri içinde…

-Dedem, kıyâmete ne kadar var?… diye…

-Hulûsi, kıyâmeti hiç birimiz görmeyiz!… Ama kıyâmetten önce pek çok olay var ki, onların bir kısmını siz göreceksiniz!… dedi…

Merak ettim, sordum…

-Dedem onlar ne ola ki?…

-Bak, Hulûsi, eğer Mehdi`nin çıktığını duyarsan, sürünerek bile olsa, hemen yanına koş!… O Mekke`de açığa çıkınca, pek çok kişi onu inkâr edecek!… Ama sen onun yanında olmaya bak!… O açığa çıkmadan önce, Evliyaullahın çok büyük bir kısmına bile gizli kalacak!…

Ama bundan mühimi, o çıkmadan önce pek çok önemli olay cereyan edecek!…

-Hayrola dedem neler var ondan önce?…

-Önce 3. dünya savaşı çıkacak; ve Avrupa’da taş üstüne taş kalmayacak!…

-Dedem Türkiye’de perişan olmaz mı o zaman?…

-Türkiye pek o savaşa girmiş sayılmaz… Çünkü o savaştan önce Avrupa Türkiye`yi dışlayacak ve atacak!…

-Ama biz NATO`dayız?…

-Nato’dan da çekilir o zaman Türkiye herhalde!… Çok üzülecekler Avrupa bizi dışladı diye o zaman bazıları; ama bunun ne büyük rahmet olduğunu geride kalanlar anlayacak… O zaman Ruslar 6 ay süreyle İstanbul`u işgal edecekler!…

-Dedem biz bir şey yapamayacak mıyız?… Ruslar nasıl işgal eder İstanbul`u?..

-Muhyiddini Arabi’nin kitabında gördüm ben, Rusların 6 ay Istanbul`da kalacaklarını ve bu sürenin sonunda İstanbul`u terk edeceklerini…

-Dedem Avrupa bizi niye dışlasın ki?…

-Müslüman olduğumuz için!… Elhamdulillah müslüman insanlar başımızda olacaklar!…

-Dedem Avrupa’nın bizi dışlaması 3. Dünya savaşının habercisi mi yani?…

-Evet ama ondan önce de bazı olaylar var…

-Ne onlar?…

-Türkiye‘de idare öyle bozulacak ki, yeniden bir (ben kendi ta’birimi kullanıyorum burada) yapılanma olacak, zorlu bir ameliyattan sonra!…

Bu arada Yunanistan’la da bir savaş olacak… O savaşta Yunanistan haksız olup, çok şeylerini kaybedecek!…

-Peki dedem, dedim, ben… Amerika ne olacak?… Biz oradan da mı kopacağız?…

-Hayır, Avrupa bizi attığı zaman, o bize destek verecek!… Ruslar, Avrupa’da taş üstüne taş bırakmayacaklar!…

Suriye bize düşmanlık ederken, Yahudiler dostluk gösterecekler!. Suriye Hatay’ı isterken Yahudiler Şam’a kadar gelecekler…Bu Mehdi çıkana kadar devam edecek!…

-Peki dedem, o harpler sonrasında insanlık ne halde olur?…

-Perişan… Ellerinde, dinlerinden başka bir şey kalmayacak!…

Mehdi’nin çıkışından sonradır ki Deccal çıkacak… Sonra İsa Aleyhisselâm’ın nüzülü var… Ondan sonra da Çinli`lerin Türkiye`ye kadar ve Orta Doğuyu istilâsı… Yecüc Mecüc diye bahsedilen kavimler Çinli’ler ile Ruslar`dır!…

-Dedem, dedim… Bunlar ne zaman olur?…

-Hepsinin başı Avrupa’nın Türkiye’yi aralarından atmasıdır!… Ondan sonra dökülen tesbih taneleri gibi olaylar birbirini takip eder!…

-Dedem, o günde bizler ne yaparız?…

-Hulûsi, korkunun ecele faydası yoktur!… Allah ne takdir etmiş ise onu yaşayacağız… Takdir ezelde olmuş bitmiş!…

Evliyaullah bunların olup bittiğini görmüş… Herkes kaderini yaşayacak!…

Sen elinden geldiği kadarıyla sağlıklı olup, ibadetini yap, âhıretine hazırlanmaya bak… Mehdi’nin çıktığını duyarsan, sürünerek bile olsa ona katıl!… İsa Aleyhisselâm’ da O`nun yanına gelecek!…

İstanbul`da iken Deccal çıkacak!… ve sonra da İsa Aleyhisselam inecek!..

Allah bunu hazmetmeyi hepimize kolaylaştırsın Hulûsi…

08 Mart 1998

Son Söz: En doğrusunu Allah (c.c.) bilir. Mülk “O”na aittir ve istediği gibi tasarruf eden “O”dur vessalam.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.